|
|
|
|
Duygusal Zeka Nedir? |
|
|
|
|
|
|
|
Duygusal Zeka
Nedir?
Prof. Dr. Acar
Baltaş
Çeşitli kaynaklarda bu ana kavram altında
toplanan özelliklerin zaman içinde birçok kişinin zihnini
karıştırdığına ve yeni soru işaretleri oluşturduğuna tanık oldum. Bu
sebeple bu yazımızda bizim kültürümüzde ‘‘olgunluk’’, Goleman’ın
kitabındaki ‘‘duygusal zeka’’ kavramının bileşenlerini açıklayarak
okuyucularımızın zihinlerine berraklık getirmeyi amaçladık.
Geçen hafta, insanların sahip olduğu zekanın onların işe alınmalarına
sebep olurken, duygusal olgunluklarının ise işlerinde yükselmelerine
imkan sağladığını yazmıştık. Yapılan araştırmalar, zekanın başarıyı
%20 etkilemesine rağmen duygusal zekanın iş, aile ve sosyal hayattaki
başarı konusunda belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Zeka,
oldukça zor değişen bir değişken olmasına karşılık, duygusal
olgunluğun geliştirilmesinin mümkün olduğu bilinmektedir. Zeka,
bireysel temele dayanan işler yapan ve hiyerarşik sistemde çalışanlar
için önemli bir değer iken, duygusal zeka ekip çalışması gerektiren
ortamda ‘‘olmazsa olmaz’’ bir özelliktir.
Duygusal zeka, esas olarak iki yetkinliğin bileşkesidir. Bu
yetkinliklerden birincisi ‘‘kişisel yetkinlik’’, ikincisi ‘‘sosyal
yetkinlik’’tir.
KİŞİSEL YETKİNLİKLER
1. Kendiyle ilgili
farkındalık: Kişinin kendi iç dünyasını tanıması,
tercihlerini yapabilmesi, sahip olduğu kaynakların ve gücün farkında
olması.
a) Duygusal farkındalık: Kişinin kendi duygularını ve bunların
doğurduğu sonuçları farketmesi, bunları dile getirmesi.
b) Kendini değerlendirme: Kişinin kendi gücünü ve zayıflıklarını
bilmesi, sınırlarının nereden geçtiğini farketmesi ve bunu
kabullenmesi.
c) Özgüven: Kişinin yetkinliklerinin farkında olması ve bu
yetkinliklerle ‘‘değerli olduğuna’’ inanması.
2. Kendini yönetme:
Kişinin sahip olduğu dürtüleri, istekleri kontrol etmesi ve
yönlendirmesi.
a) Kendini kontrol: Kişinin dürtülerini ve içinden gelen olumsuz
duyguları kontrol edebilmesi; olumsuz duygularla başaçıkabilmek,
duygusal olgunluk açısından çok önemli bir ölçüttür ve ayrı bir
yazının konusudur.
b) Güvenilirlik: Ahlaklı, dürüst ve tutarlı olmak. Bu kavram Türk
kültüründe ‘‘özü sözü bir’’ deyişiyle fade edilir.
c) Esneklik: Kişinin beklenmedik durumlara ve değişikliklere uyum
sağlayabilmesi. Bu özellik stresle başaçıkma becerileri açısından da
temeldir.
d) Yeniliklere açık olmak: Kişinin yeni bilgi, yaklaşım ve fikirlerden
rahatsızlık duymaması.
e) Kontrol odağı içerde olmak: Kişinin ortaya çıkan sonuçlarla ilgili
sorumluluk üstlenmesi, başkalarını suçlamak yerine kendini
sorgulaması. Bu özellik, içselleşmiş sorumluluk anlayışının temelini
teşkil etmektedir.
3. Motivasyon:
Kişinin amaçlarına ulaşmak için duygularını yönlendirebilmesi.
a) Başarı yönelimi: Kişinin mükemmellik düzeyine ulaşmayı hedeflemesi
ve sürekli gelişim çabası içinde olması.
b) Bağlılık: Kişinin içinde bulunduğu ekibin ve işletmenin
amaçlarından ve hedeflerinden heyecan duyması.
c) Girişimcilik: Kişinin fırsatları farketmesi ve zorlukları fırsata
dönüştürmek için harekete geçmesi.
d) İyimserlik: Kişinin engeller ve güçlükler karşısında amacını
izlemek konusunda kararlı olması.
SOSYAL YETKİNLİKLER
1. Empati:
Kişinin başka insanların duygularını, ihtiyaçlarını ve kaygılarını
anlayabilmesi. Bu yetkinlik Türk kültüründe ne yazık ki en alt düzeyde
mevcuttur.
a) Diğer insanları anlamak: Kişinin başka insanların duygularını ve
bakış açılarını farketmesi, bu konuda duyarlılık geliştirmesi ve
onların kaygılarıyla, yargılamadan ve savunmaya geçmeden samimi olarak
ilgilenmesi.
b) Başkalarını geliştirmek: Kişinin birlikte çalıştığı insanların
ihtiyaçlarını farkedip onları becerileri ölçüsünde geliştirmesi. Bu
özellik, bir yöneticinin yönlendirme ve yol gösterme (coaching)
becerisinin temelini oluşturur.
c) Hizmete yönelik olmak: Kişinin iç ve dış müşterilerinin
ihtiyaçlarını farketmesi, karşılaması ve onları memnun etmekten
mutluluk duyması. Bu yetkinlik, hizmet sektöründe çalışanlar için
temel özelliktir.
2. Sosyal beceriler:
Kişinin başka insanların davranışlarını kendi istediği yönde
yönlendirebilmesi. Bizim kültürümüzde yaygın olan ‘‘tuttuğunu
koparmak’’ yerine, istediklerini ‘‘zorlamadan ve zorlanmadan’’ elde
etmesi.
a) İletişim: Kişinin karşısındaki kişiyi anlamak için dinlemesi ve
karşısındaki kişiyi ikna etmesi için mesajın, üslubu kadar önemli
olduğunun farkında olması.
b) Etki yaratma ve etkileme: Kişinin karşısındaki kişi veya grupta
istek uyandırıp heyecan yaratması.
c) Çatışma çözümü: Kişinin anlaşmazlıkları müzakere ederek ve
uzlaşarak çözüme yönelmesi.
d) İşbirliği: Kişinin başka insanlarla ortak amaçlar doğrultusunda
işbirliği yapmaktan zevk duyması.
e) Ekip çalışmasına yatkınlık: Kişinin bir grupla birlikte olduğu
zaman ortak amaçlar doğrultusunda sinerji yaratacak bir çalışmaya
girebilmesi.
f) Liderlik: Kişinin başka insanları ikna etmesi, ilham vermesi,
heyecan yaratması ve harekete geçirmesi.
g) İlişki kurmak: Kişinin sosyal, aile ve iş çevresinde anlamlı ve
doyumlu ilişkiler kurması, gündelik ilişkilerde insanlarla ilişki
kurmak ve geliştirmek konusunda zorluk çekmemesi.
h) Gücün farkında olmak: Kişinin içinde bulunduğu çevredeki güç
sahipleriyle ilişkisini sağlıklı biçimde düzenlemesi. Gerektiği
durumlarda uyum göstermesi, karşı çıkması gerektiğine inandığı
durumlarda mücadelesini stratejik bir temelde sürdürmesi. Yetkinlikler
açısından bakıldığında bu özelliğin karşılığı ‘‘kurumsal haberdarlık-organizational
awareness’’tır.
Bu özellikler işletme literatüründe yumuşak beceriler (soft skills);
planlama, karar verme, organize etme gibi beceriler ise sert beceriler
(hard skills) olarak tanımlanır. Yirmibirinci yüzyılda kuruluşların
başarısı, yöneticilerin ikincil kabul edilen becerilerindeki
başarısına bağlı olacaktır.
Bir başka deyişle ikincil beceriler, birincil becerilerin yanında
olacak ve onlar kadar önemli kabul edilecektir. Çünkü yirmi birinci
yüzyılda bir kurumun başarısı, sadece çalışanlarının değil, aynı
zamanda ‘‘kurumun’’ duygusal zekasına bağlı olacaktır.
KAYNAK: 6 Haziran 1999, Pazar Hürriyet İK
|
|
|
|
|
|
Anasayfa
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|