Hizmet İçi Eğitim
* Hizmet
içi eğitim, bugün okullarımızın en önemli sorunudur. Sık sık yinelenmeyen
ve yenilenmeyen bilgi ve beceriler zaman içinde pasifleşmekte, unutulmakta,
hatta yok olmaktadır. Hele bu günümüzde yaşanan korkunç hızdaki bilgi ve
teknoloji üretimi, değişimi göz önüne alınırsa, öğretmenlerimizin hizmet içi
eğitimi, öğretmenin kendi kendini yetiştirmesi ve geliştirmesinin ötesinde büyük
bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.Öyle bir sorundur ki bir çok okulumuz
bunun farkında bile değildir. Genelde hizmet içi eğitim denildiği zaman
yöneticilerimiz ve öğretmenlerimiz, MEB Hizmet İçi Eğitim Daire
Başkanlığı'nı düşünür ve onların öncülüğünde yapılacak seminer ve eğitim
çalışmalarını bekler. Hatta "Bu benim görevim değil." şeklinde düşünür.
* Oysa Hizmet İçi
Eğitim, gerek TKY felsefesinde ve gerekse buna uygun MEB tarafından 2509
sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayımlanan "MLO Uygulamarını Yaygınlaştırma
Yönergesi'nde ve okullara gönderilen MLO Modeli adlı kitapta, hizmet içi eğitimi
n her kurumun kendi kendine yapması gerektiğine işaret edilmekte ve nasıl
yapılacağı da formüle edilmektedir.
* Hizmet içi eğitim,
çalışanların iş başında eğitimini ve gelişimini ön görmektedir. Okullarımızda
bir yandan öğretmenin hizmet içi eğitimi verilirken diğer taraftan öğretmen
öğrendiği bu yeni bilgi ve becerilerini sınıfında, dersinde uygulama olanağı
bulacaktır. Böylece aldığı eğitim hemen pratiğe dönüşecek, alınan eğitim tam
zamanında yerini bulmuş olacaktır.
*
Hiç bir zaman hiç bir şey için geç kalınmış sayılmaz. Önemli olan bu eksiğin
farkına varmak ve gidermek için karar almak. Gerisi aşama aşama gelecektir.
* Ben burada
deneyimlerime dayanarak Hizmet İçi Eğitim için bazı önerilerde bulunmak
istiyorum. Bu tamamen MLO Modeli adlı kitabın rehberliğinde 1999 - 2003 yılları
arasında çalıştığım okulumdaki uygulamalarımın bir sonucudur.
1.
Okul müdürlerinin MLO Modeli adlı kitabı çok
iyi okumaları ve özellikle Hizmet İçi Eğitim Danışma Kurulu'nun kuruluşunu,
görevlerini çok iyi irdelemeleri gerekir.
2. Mlo Modeli'nde verilen formül her okula
uymayabilir. Her okul kendi olanakları ve çevre koşulları doğrultusunda
öğretim yılı başı öğretmenler kurulunda HİEDK'ini (Hizmet İçi Eğitim Danışma
Kurulu) kurmalıdır. Okul müdürü kurulun doğal ve zorunlu başkanı olarak görev
almalıdır.
3.
HİEDK, okulların açılışını izleyen 1. veya 2.
hafta toplanarak çalışma usul ve esaslarını belirlemeli, görev dağılımı yapmalı
ve öğretmenlerin, personelin ve yöneticilerin hizmet içi eğitim eksiklerini
tespit edici soruları kapsayan anketlerini oluşturmalı ve uygulamalıdır.
4.
Anket sonuçları, özel bir toplantıda
değerlendirilmeli, öncelikler belirlenmeli ve öğretim yılı sonuna kadar yapacağı
eğitim çalışmalarını bir takvime bağlamalıdır. Buna HİEDK'in yıllık çalışma
planı da diyebiliriz.
5.
HİEDK'in kullanacağı kaynaklar objektif olarak
belirlenmeli, okul içi ve okul dışı kaynakların kullanımında cesaretle hareket
edilmelidir.
6. HİEDK, esas olarak okul içi kaynaklara ağırlık
vermeli, bu konuda görev alacak öğretmen ve yöneticilerimiz cesaretlendirmeli ve
desteklemelidir. Yani bir seminer konusunu gruba ve öğretmenlere sunacak olan
öğretmenimize her türlü olanak sağlanmalıdır.
7.
Gerekirse HİEDK'in okulda yapacağı seminer
çalışmaları için Kaymakamlıktan bir onay alınmalıdır. Çünkü ders saatleri
dışında yapılacak olan bu iyi niyetli çalışma, meslektaşlarımızca istismar
edilebilir. Bir kötü örnek diğerlerini de etkiler, verilen emekler böyle olası
durumlarda boşa gidebilir.
8.
Seminer çalışmalarının sıkıcılıktan kurtarılması
için değişik toplantı biçimleri düşünülebilir. Örneğin, yiyecekli sohbet
toplantısı, uygulamalı seminer toplantısı, çay ikramlı, kuru pasta ikramlı,
..vb.
9.
HİEDK, öğretim yılı sonunda, yaptığı
çalışmaları değerlendirmeli, bir sonraki yılın HİEDK'ine önerilerde
bulunmalıdır.
10.
HİEDK, okul müdürünün başkanlığında yapacağı
disiplinli ve verimli bir ekip çalışması, öğretmenlerimizin zümre içi ve zümre
dışı çalışmalarına da bir örnek teşkil edecektir. Bu nedenle çalışmaların
aksamasına asla izin verilmemeli, ancak bu işi asıl kovalayan okul müdürümüz
kırıcı olmaktan çok yapıcı, toparlayıcı, bütünleştirici rolünü ön plana
çıkartmalıdır. İnsan yönetmek çok zordur. Hele bu insanlar öğretmenler ise
işiniz esasen zorun da zorudur. Bu bilinçle ve her şeyin ülkemizin geleceği,
gelecek nesillerimiz çocuklarımız, öğrencilerimiz için olduğunu unutmamalıyız.
Büyük Önder M.K.Atatürk'ün torunlarını, O'nun emanetine ve O'nun vizyonuna uygun
olarak yetiştirmek asli görevimizdir. Bu bilinçle işe koşulmak gerekir.
11. Bir kaç
tane hizmet içi eğitim konusunu, öğrenci merkezli eğitimde üzerinde fazla
durmamız gereken eğitim-öğretim etkinliklerinin görsel-işitselliğe dayalı, beş
duyuya hitabeder şeklinde
hazırlanıp sunulması esasına göre ve yine buna dayalı olarak okullarımızın ve
öğretmenlerimizin önceliklerini öngörerek vermek istiyorum:
a) Tepegöz
kullanma
b)
Tepegöz saydamı hazırlama
c) Bilgisayar kullanma (word - exel
- CD - VCD)
d) Sunu hazırlama
(Power Point kullanma ve uygulama)
e) İnternette
bilgiye ulaşma
f)
Drama
g) İşbirlikli Küme
(Kubaşık Eğitim)
h)
Yazı tahtası kullanma
ı)
Ödev ne olmalıdır? Ne olmamalıdır?
i)
Öğrenciye soru nasıl sorulmalıdır? (Yani analitik düşünmeye ve yoruma yöneltici
sorular..)
j)
Öğretmen - Öğrenci - Veli iletişimi nasıl
olmalıdır?
k)
Aktif öğretim yöntemleri (Her birini bir öğretmen hazırlayarak, korkunç
güzellikte bir çalışma oluşturulabilir.)
l) Bir
ders saati nasıl işlenmelidir?
m)
...........
*
Okullarımızda değişimi, yenileşmeyi ve gelişimi başlatmak okul müdürlerinin
görevidir. Her değişim kendi karşıtıyla yolumuza çıkar. Bunlardan etkilenmemeli,
istekli ve kararlı olmak, sonuca ulaşmanın en etkili silahıdır.
Kamil TÜRKOĞLU /Emekli Okul Müdürü