Açılış Sayfası Yap                                                    Ç a ğ d a ş     E ğ i t i m                                   Açılış Sayfası Yap   

Anasayfa

Vizyon-Misyon

Sarıyer BİL

Alternatif MTSK

ÇEO

K.Türkoğlu

Çağdaş Eğitim, Öğrenci Merkezli Eğitim ve Tam Öğrenmedir.

 

Çağdaş Eğitim

  Öğrenci Merkezli Eğitim
  Tam Öğrenme
  Çoklu Zeka
  Öğrenme Piramidi
  İşbirlikli Eğitim
  Öğrenmenin Oluşumu
  Teknolojinin Eğitimde Kul.
  Ölçme Değerlendirme
  Nasıl Bir Öğretmenim?
  Öğretmen Uygulamaları
 
 
 

Yöneticilere

  Müdür Rehberliği
  Hizmet İçi Eğitim
  Toplantı Yönetimi
  Kurumsallaşma
  Okul Çevre İlişkisi
  Okul Gelişim Planı
  OGYE Modeli
 
 
 

Öğretmenlere

  Çağdaş Öğretmen Profili
  Öğretmen Yeterlilikleri
  Nitelikli Öğretmen
  Eğitimde Genel Kurallar
  Öğretmen Uygulamaları
  Mesleki Kitaplar
  Yazım Kuralları
 
 
 

Çoklu Zeka

  Çoklu Zeka
  Çocuklarda Duyg. Zeka
  Çoklu Zeka Alanl. Ölçeği
  Aktif Öğrenme Nedir?
  Eğitimde Yeni Yaklaşım
  Duygusal Zeka
  İş Hayatında Duy. Zeka
  Duygusal Zeka-A.Baltaş
  DZ Neden IQ'den Önemlidir?
  Eğitimde Duygusal Zeka
  DZ Neden Önemlidir?
  İlk-Ortaöğretimin Hedefi
  Yapılandırmacı Öğrenme
 
 

Rehberlik

  Dikkat Eksikliği
  Okul Fobisi
  Yazım Kuralları
  Verimli Ders Çalışma
  Veli Rehberi
  Başarı ve Motivasyon
  Verimli Ders Çalışma
  Okul Çağı Çocuğu
  7.Sınıf SBS Puanı Hesapla
  6.Sınıf SBS Puanı Hesapla
  Ortaöğretime Yerleştirme        Puanı Hesapla (OYP)
 
 

İletişim

  Site Yöneticisi

 

 

Ziyaretçi Defteri

Mesaj Oku
Mesaj Yaz
 

Ziyaretçi Sayısı

     
  Texas Jones Act  
 
Google Page Rang

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tam Öğrenme

 

TAM ÖĞRENME

TTam Öğrenme : Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyine uygun bir  planlama ile her      öğrenciye öğrenmeyi öğrenmesi ve öğrenmenin gerçekleşmesi için yeterli zamanın ve desteğin verilmesiyle, her aşamada ölçme – değerlendirme yaparak   hataların zamanında tespit edilip giderilmesiyle gerçekleştirilen öğrenme etkinliklerine TAM ÖĞRENME denir.

            “Toplam Kalite Yönetimindeki sıfır hata anlayışını eğitim boyutu açısından tam öğrenme yaklaşımı ile eş değerde tutabiliriz. Tam öğrenmeye götüren süreçte Öğrenmeyi Öğrenme ve bütün öğrenciler öğrenebilir anlayışı hakimdir......”

            “Eğitimde sıfır hata anlayışı açısından öğrencilere hedeflenen davranışların tam olarak kazandırılması gerekmektedir. Tam olarak kazandırılamayan davranışlar eğitim sisteminde hatalı birer ürün olarak algılanır.” (MLO Modeli S.149)

            Yukarıdaki iki alıntı paragraftan da anlaşılacağı gibi bizlerin Tam Öğrenmeyi gerçekleştirmediğimiz durumda toplum içinde karşımıza hep hatalı ürünlerle karşılaşacağız. Yani kazandırılması gereken davranışların kazandırılmaması, topluma katacağımız öğrencilerin eksik bilgi ve davranışlarla okullardan mezun olmaları biz öğretmen ve okullar için çok önemli bir eğitim eksikliğidir.

            Eğitim bilimcileri okulları hep bir işletmeye benzetirler. Öğrenciyi hammaddeye, öğretmeni ise üretici işçiye. Öğrenci  çok az diyebileceğimiz bir seviyede bir bilgi ve aileden aldığı davranışlarla okula gelmekte, okul – öğretmen öğrencide var olması istenilen davranışlar ile bilgi birikimini gerçekleştiriyor. Okula gelirken çocukta var olan yanlış bilgi ve davranışları düzeltiyor. Bu okulun, öğretmenin asli görevi. Ancak Tam Öğrenme uygulamaları yapmadığımızda görüyoruz ki okuldan mezun olan öğrencide bir çok eksik davranış, eksik bilgi ve hatta yanlış bilgi ve davranışlar da bulunmaktadır. ..Yani hatalı ürünler üretmekte, topluma bunları katmaktayız.

            İşte Tam Öğrenme ile bu hatalı ürünleri zamanında  tespit edecek, hataları düzeltecek sonra da hatasız  ürünleri mezun edeceğiz.

            Bu çok ciddi bir varsayım. Çünkü toplum içinde zaman zaman görüp eleştirdiğimiz bir çok yanlış davranışlar bizlerin birer ürünü olarak hep yaşamaktadır. Bizlerin okulda düzeltemediğimiz veya eksik bilgi ve davranışlarla mezun ettiğimiz öğrenciler o eksiklerini tamamlayamamakta, çoğunluğu yaşamları boyu öyle kalmaktadır. Disiplinli, planlı ve kararlı bir eğitim çalışması ile okullarımızda Tam Öğrenme gerçekleştirildiğinde zamanla toplumda var olan yanlışlar yavaş yavaş azalacak ve ortadan kalkacaktır.

Sevgili Öğretmenim,

             Tam Öğrenmeyi nasıl gerçekleştireceğiz?

            Tam Öğrenmeyi nasıl uygulayacağız?

            Tam Öğrenme bize ne gibi ek çalışmalar getirecek?

            Tam Öğrenme için okulumuzda ortam uygun mu?

            Yukarıdaki soruları kısa kısa yanıtlayalım. Ancak şunu iyi biliniz ki bu soruların asıl yanıtlarını siz değerli öğretmenlerimiz bilmekte ve uygulamaktadırlar. Yani  benim burada söyleyeceklerimin  bir çoğunun ayakları havada kalabilir. Esas olan uygulamada öğretmenin geliştireceği teknik ve yöntemlerdir.

1.       Tam Öğrenmenin gerçekleştirilmesi :

a)      Sınıfın dersimize (konumuza) hazır bulunuşluk düzeyini öğreneceğiz. Bunu bir veya birkaç test ile gerçekleştirebiliriz. Bunu yapmaz isek bazı bilgilerin ön koşul bilgilere dayandığını hepimiz çok iyi biliriz. Örneğin: Toplama bilmeyen bir öğrenciye çarpma öğretemezsiniz. 8 sesli harfi bilmeyen sınıfa büyük ses uyumunu öğretemezsiniz. Yağmurun oluşumunu deneylerle göstermediyseniz öğrencilere kar yağışının oluşumunu anlatamazsınız. Kalem tutmasını öğretmeden çocuğa çizgi çektiremez-siniz. El – parmak kaslarını geliştirmeden doğru kalem tutmayı öğretemezsiniz....

b)      Sınıfa – öğrenciye neyi niçin öğreneceğini, öğrendiklerinin  yaşamında ne işe yarayacağını bilmesini sağlamalıyız. Yani niçin, neden öğrendiğini öğrenci bilmek zorundadır. Öğrenciyi başka türlü motive edemeyiz. Motivesiz öğrenme eksik gerçekleşir.

c)      Konunun ana başlıklarını tahtaya yazmalıyız. Söylenen ile tahtaya yazılan birbirini bütünler ve beyinde kendine yer açar.

d)      Konuyu öğrencinin öğrenebileceği kolaylıkta ve dramatize ederek, öğrenciyi konunun içine çekerek anlatmalıyız.

e)      Öğrenciler defterlerine tahtadakileri yazarken mutlaka beklemeliyiz. Beyinde kargaşalığa neden olmamalıyız.

f)       Yazı tahtası mutlaka çok temiz ve güzel kullanılmalıdır. Yazı tahtasını öğrencinin belleği olarak düşünecek olursak tahtanın düzenli kullanılmasının önemi ortaya çıkar. (Öğrenmenin oluşumu bölümünde bunu daha ayrıntılı bulacaksınız.)

g)      Görsel ve işitsel araç gereçlerden mutlaka yararlanmalıyız

h)      Kolaydan zora doğru bir yol izlemeliyiz.

i)        Her konuyu somutlaştırıp mutlaka şekil, araç gereç kullanmalıyız.

j)        Her öğrenciye, her kümeye söz vermeli, konuşmalarını sağlamalıyız. Bir iki kez söz isteyip de konuşamayan öğrencide olumsuz bir tavır doğacaktır. Buna fırsat vermemeliyiz.

k)      Dersin sıkıcı olmamasına, öğrencilerin rahat, özgür olmalarına fırsat tanımalıyız. Sizinle veya arkadaşlarıyla konuşmalarına fırsat tanımalıyız

l)        Öğrencilerin sıralarında put gibi oturmaları yerine düzeni bozmayacak hareketlenmelere izin vermeliyiz. Gözlerinizle onları hep gördüğünüzü onlara söylemeli-siniz. Gösterdiğimiz   toleransı aşanları da mutlaka bir şekilde uyarıp, konunun akışını bozmaya  haklarının olmadığını anlatmalıyız.

m)    Bilgileri öğrencinin zihnine sembollerle yerleştirmeli böylece unutmayı önlemeliyiz.

n)      Zamanı çok iyi kullanmalı son 2 – 3 dakikada bir iki cümle ile konuyu toparlamalı ve bir iki soru ile geri bildirim almalıyız.  

2.       Konunun  işlem basamakları bittiğinde 5 – 10 soruluk mini test uygulamalı ve öğrenmenin   gerçekleşip   gerçekleşmediğini ölçmeliyiz. Bu test sizin en fazla 5 dakikanızı alacaktır. Bunu dersin planlamasında “Değerlendirme” bölümünde göstermeliyiz. Bu test her zaman klasik test olmayabilir. Sözlü soru olarak veya değişik biçimde de uygulanarak konunun öğrenme ölçeği olarak yapabiliriz. Test sonucunu mutlaka değerlendirmeliyiz. Örneğin 5 soru yönelttik sınıfa. 3. soruya 40 öğrencinin 32 tanesi doğru yanıt vermiş. Öğrenme düzeyi  % 85’in altında gerçekleşmiş. Tam öğrenme gerçekleşmemiş demektir. 3. sorunun sınıfa yeniden anlatılması, öğretilmesi gerekir.

3.       Konu değerlendirmesi sonucu her soruya en az % 85 – 90 doğru yanıt verilmiş olmalıdır.Her sorunun ayrı ayrı doğru yanıtlanma %’si bulunmalıdır. Aşağıda örnek bir çizelge verilmiştir.

4.       %90’ın altında alınan başarı sınıf ortamında tam öğrenme için yeterli değildir. Bu nedenle mutlaka %90 sınırı yukarı doğru aşılmalıdır.

5.       Önceki işlenen konulara sık sık kısa dönüşler yapılmalı, pekiştirici ek çalışmalar kümelere verilmelidir.

6.       Değerlendirmelerde hem kümeler hem de bireyler ayrı ayrı düşünülmeli ve değerlendirilmelidir.

7.       Örnek değerlendirme çizelgesi :

Örnek  Değerlendirme Çizelgesi

Öğrenci Sayısı: 40

1.

Soru

2.

Soru

3.

Soru

4.

Soru

5.

Soru

3 Soru Bilme-yenler

Sayısı

2 Soru Bilme-yenler Sayısı

1 Soru Bilme-yenler Sayısı

Doğru Yanıt Sayısı

35

33

34

39

40

5

7

9

Yanlış Yanıt Sayısı

5

7

6

1

0

-

-

-

Öğrenme %’si

87.50

82.50

85.00

97.50

100

-

-

-

Ek Çalışma

Var

Var

Var

Yok

Yok

Var

Var

Var

Test Uygulama

 Tarihi :

 

Ortalama Öğrenme % ‘si :

 (1+2+3+4+5)= ….. /5 =  % 90.5

             8.  Tam öğrenme sisteminde, her öğrenci öğrenebilir anlayışı vardır. Evet bu zor gibi görünse de gerçekten normal şartlarda okula gelen her öğrencinin öğrenmeyi öğrenmesi zor bir iş değildir. Önce bizim buna inanmamız ve bunun için çaba göstermemiz gerekiyor. Her çalışmamızın gerçekleşme düzeyini ölçmemiz, değerlendirmemiz, geriye dönüşler düzenleyerek eksikleri tamamlamamız gerekmektedir. Bunu aşağıdaki şekilde formüle edebiliriz:

      Planlama  = Öğrenme uygulamaları :Ölçme-değerlendirme  = TAM ÖĞRENME                              (Pekiştirici çalışmalar- Eksikleri tamamlama çalışmaları)

               9. Tam Öğrenme bize çok fazla bir ek iş getirmeyecektir. Ek iş olarak her konunun sonunda ölçme-değerlendirme yapma, bunun sonucuna göre ek çalışmaları planlama ve yeni öğrenme uygulamaları-yaşantıları hazırlama ve uygulama olacaktır. Ancak bu ek çalışmaların sonunda da şunu göreceğiz: Sınıfımızın % 95 – 98’i öğrenmeyi gerçekleştirmiş. Bu zincirleme bir birini etkileyecek ve ilerleyen birkaç ay içinde somut gelişmeleri göreceğiz. Öğrencilerimizin öğrenmeyi zevkli bir oyun haline dönüştürdüklerini göreceğiz.

             10. Tam Öğrenme için okullarımızda ortam % 80 – 85 düzeyin uygundur diyebiliriz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi okul olanaklarımız ve okul bilincimiz bu uygulamayı rahatlıkla yapabilmemize olanak sağlamaktadır.

             11. Tam Öğrenme ile okulumuzun stratejik hedeflerine ulaşması daha kolay olacaktır. Okul başarımız kısa vadede  % 5 – 6, uzun vadede ise 10 – 12 puan artacaktır. Bu da stratejik olarak hedeflediğimiz okul başarımızın 4-5-6-7-8. sınıflar ortalaması olarak % 60 – 65 düzeyine çıkması olarak kendini gösterecektir. İşte bu nokta okulumuz için “zirve” demektir.

             12. Öğrenci  Merkezli Eğitim ve Tam Öğrenme uygulamalarında etkili öğretim teknikleri, etkili öğrenme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunların başında bilinçli bir kubaşık eğitim,  tam öğrenme için en uygun izlenecek yöntemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Okullarımız  ve öğretmenlerimiz bunu yapabilecek güçte ve deneyimdedir.

   Kamil  TÜRKOĞLU / Emekli Okulu Müdürü

 * * * Bu dosyayı bilgisayarınıza indirmek için buraya TIKLAYINIZ.

 

 

  Anasayfa

 

 

 

Atatürk Linkleri

 Anıtkabir
  Fotoğraflarla Atatürk
  Atatürk Günlüğü

  Atatürk Kronolojisi

 

MEB Linkleri

  www.meb.gov.tr
  MEB Mevzuat Bankası
  MEB Tebliğler Dergisi
  Okulöncesi Eğit.Gen.Md.
  İlköğretim Genel Md.
  Ortaöğretim Genel Md.
  Özel Öğretim K. Gen.Md.
  MEB Talim Terbiye Kurulu
  TTK Öğretmenler Portalı
  Ders Destek Merkezi
  E G İ T E K
  Öğretmen Yet.ve Eğitimi
 

 Eğitim-Öğretim Siteleri

  Eğitimciyiz.Com
  Ogretmenlersitesi.com
  Ezbersiz Eğitim Hakkında
  Odevsitesi.com
  Kalite Okulları Merkezi
  KendiniGeliştir.Com
  Çoklu Zeka
  İnteraktif Eğitim.Com
  Eğitim Bilimleri Derneği
  AB Eğit.ve Gençlik P. M.
  Pekiyi.Com
  Öğretmenweb.Com
  Eğitimciler.Com
  Dersimiz.Com
 

Eğitim Sendikaları Siteleri

  K E S K
  Eğitim-Sen
  Eğitim-İş
  Anadolu Eğitim-Sen
  Türk Eğitim-Sen
  Kamu-Sen
  Eğitim-Bir-Sen
  Memur-Sen
  Dershane Öğretmenleri
 

 Sorgulama

  T.C. Kimlik No Sorgulama?
  T.C. Kimlik No Doğrulama?
 

Eğitim Haberleri